Vagus ve Sinir Sistemi Fazları
Vagus ve Sinir Sistemi Fazları
Önümü net görebiliyorum. Engellerin ve seçeneklerimin farkındayım. Ne istediğimi, ne istemediğimi ve kapasitemi biliyorum. Kararlarıma ve eylemlerime güveniyorum. Bazen korktuğum ya da kaygılandığım oluyor fakat kısa sürede merkezime geri dönebiliyorum. Kendime, dünyaya ve yaşama güveniyorum.
Bir merdiven hayal edin ve bu merdivenin alt basamaklarında atalarımızla ama evrimsel olarak en eski atalarımız sürüngenlerle ortak noktamız sinir sisteminin en ilkel ve en eski dalına merhaba diyin: Dorsal Vagal.
Merdivenden yukarı çıkın biraz ve memeli türdeşlerimizle ortak noktamız olan Sempatik kolu yerleştirin buraya.
En tepeye geldiğinizde sadece primatlarda ve insan olan türde gelişmiş Ventral Vagusu bulacaksınız.
Bu üç koldan hangisinin devrede ve etkin olduğuna bağlı olarak zihisel faaliyetlerimiz, duygusal deneyimimiz ve doğal olarak davranışlarımız farklılık gösterir.
En tepedeki Ventral Vagusun etkin çalışması sayesinde ilk paragraftaki ve hepimize “ahhh nerdeee!!!” derditen ruh ve eylem hali içinde oluruz. Bu her zaman Ventral V. aktif ve biz hiç Sempatik ya da Dorsal aktivasyona girmiyoruz demek değildir. Ventral V. Aynı zamanda bir fren işlevine sahip olduğu için Sempatik ya da Dorsal aktivasyondan kaygıya, korkuya, donmaya düşmeden çıkabilmemizi şağlar yani bu üç faz arasında süreklilik içinde ve ihtiyaçlarımıza cevap verecek şekilde gün boyu seyahat ediyoruz demektir.
İhtiyaçlarımız değiştiği için farklı bedensel süreçlerden geçmemiz gerekir. İş halletmemiz gereken zamanlarda sempatik kol, dinlenmek istediğimizde dorsal kol devreye girmelidir.
Sempatik kol devredeyken enerjimiz yüksek, dikkat penceresi daha dardır. Ventral vagus etkin olduğunda bu pencere en geniş aralığındadır yani seçeneklerimiz çoktur. Sempatik aktivasyonda takılı kalmak, yani ventral vagale geçememek hayatın birkaç seçenek içine hapsolması demektir bu anlamda.
Sinir sistemi merdivenin bu orta yerinde takılı kalıp alt basamaklara ve üst basamaklara geçiş yapamadığında dinlenmek mümkün değilken, hayat bir kavgadaymış gibi mücadele içinde geçer.
Dorsal kol devreye girdiğinde tüm sistem yavaşlamaya geçer. Zihin, kalp atışları, nefesler, dolaşım, sindirim her şey yavaşlar. Bağışıklık sistemi bakım onarım işlerine girişir. Bize de dinlenmenin keyfini çıkarmak düşer. Peki ya sinir sistemi burada takılı kalırsa ne olur? O zaman hayatı sürüklemek zorunda kalırsın. Bu enerji seviyesindeyken iş halletmek çok ama çok zordur ve merdivenin tepesi ulaşılamaz erişilemez görünür.
Bu merdivenin hangi basamağında olduğunu saptamak ilk adım. Bu basamaklardan sadece orta ve alt basamak arasında gidip geliyor olman da muhtemel.
Bu yazıyı okuduktan sonra bir kağıda her bir faza ilişkin kendi deneyimlerini yazmanı öneriyorum.
Sempatik faz ile başlayalım: Sempatik kol aktifken nasıl hissediyorsun? Duygusal, fiziksel, zihinsel deneyiminde baskın özellikler nasıl? Her şey çok fazlaymış gibi geliyor mu? Tek bir şey daha olursa taşacakmışsın gibi hissediyorsun musun? Sempatik gerginlik; saldır-kaç: ‘buna daha fazla katlanamayacağım’, gibi bir hissiyat var mı? Nefesler, kalp atışları nasıl? Genel olarak bedenin ve özellikle omuzlar, kollar, bacaklar nasıl hissediyor? Zihnin dönüp dolaşıp belirli düşüncelere takılıyor mu?
Dorsal Vagal faz. Kapanma, Çökme. Umutsuzluk, çaresizlik, karamsarlık. Herkesten ve her şeyden uzakta karanlık bir yerde yaşıyorum. Sessizlik içindeyim. Nefes alış verişlerim var ile yok arası. Görünmezim, küçülmüş ve güçsüz bir beden içindeyim. Hiç kimse beni hiçbir zaman fark etmeyecek. ? Nefesler, kalp atışları nasıl? Genel olarak bedenin ve özellikle omuzlar, kollar, bacaklar nasıl hissediyor? Zihnin odaklanabiliyor mu?
Ventral Vagal Faz. Güvendeyim. Güçlü ve aynı zamanda yumuşak ve naziğim. Ağlamak, gülmek, gülümsemek, sarılmak, dinlemek, paylaşmak kolay. Kırılgan olabilirim çünkü genel olarak güvende olduğumu biliyor ve hissediyorum. Kalbim açık. Sıcak kanlıyım. Diğer insanlara, ortama ilgim var. ‘Ben, benim, bana değil’, ‘ben ve biz’e’ karşılıklı etkileşim içinde değer veriyorsun. Oyun oynamaya, eğlenmeye hazırım.
Ventral V. aktifken bu deneyimde derinleşebildiğin kadar derinleş. Uzatabildiğin kadar uzat. Nüfuz etsin tüm bedenine.
Peki sinir sistemimizi bu 3 faz arasında hareket etmesi için nasıl destekleyebiliriz?
Bu soruyu şöyle sormuyor oluşama dikkat edin: sempatikten ventrale ya da dorsalden sempatiğe ve ordan ventrale nasıl geçebilirim?
Vental Vagus sinirini aktifleştiren her pratik, her eylem hayatımızın bir parçası ve yaşam tarzımız olmalı. Bir teknik uygulayıp sistemi bir fazdan diğerine geçiremiyoruz, o kadar kolay değil ne yazık ki. Medivende ortada ya da altta takılı kalmak yaşamda kalma programları aktif demektir ve bu programları komut vererek, ya da mış gibi yaparak son erdiremezsiniz.
Reçete şöyle:
Zihninizi tanıyın. Ne tür yargıları, şüpheleri, endişeleri yarattığına aşina olun. Ve düşüncelerinize inanmamayı öğretin kendinize. Meditasyon, düzenli meditasyon şart!
Gülümsemeyi alışkanlık haline getirin. Ve bonkör davranın herkese tanıdık tanımadık, güler yüzlü asık süratli demeden herkese gülümseyin. Hal hatır sorun, bakkalda, manavda, kasapta…
Şarkı söyleyin. Sevdiğiniz şarkıların sözlerini ezberleyin ve yürürken, beklerken, ufak tefek işler peşindeyken mırıldanın bu şarkıları.
Şükran meditasyonu, pratiği yapın. Yeteri kadarına sahip olduğunuzu hatırlatın kendinize.
Şefkat meditasyonu, pratiği yapın. Sevilebilir olduğunuzu, sadece varolduğunuz için sevgiyi hak ettiğinizi hatırlayın.
Derin karın nefesleri alıp verin. Aldığınız ve verdiğiniz nefesleri sayın. Mesela dörde kadar sayın nefes alın ve nefes verişlerinizi her seferinde birer sayı artırın, ta ki maksimum sayıta ulaşana kadar. Bu sayının n olduğu önemli değil, 5 de olabilir 10 da.
Dikkatle çalışın. Dikkatinizi bedeninizde rahatlık hissettiren şeylere yöneltin. Bunun için alarm kurun ve gün içinde birçok kere bir - iki dakika için dikkatinizi etrafta gezdirip hoşunuza giden bir şeye yöneltin. Bu çoğu kişi için gördüğü bir şey olsa da bazen bir ses, bir koku, ya da dokunduğunuz bir şey de olabilir.
Sarılın. Bazen bir insana, bazen, bir hayvana, bazen bir ağaca.
Doğada zaman geçirin. Ayağınız toprağa bassın, sırtınız ağaca yaslansın, eliniz toprağa değsin.
Bedensel egzersiz yapın. Dans olur, spor olur, yoga olur fark etmez. Bedeninize zaman ayırın, rahatlaması, esnemesi, güçlenmesi için.
Bedeninizdeki gergin yerleri fark edin ve yumuşatın; nefeslerle ve kaslardaki tutma ve kasılma refleksini görüp bırakarak.
Spiritüel pratikler yapın. Biraraya gelip ritüelller yaptığınız, içsel dünyanızı, ruhsal gelişiminizi paylaştığınız, zorlandığınızda destek alabileceğiniz bir grubunuz olsun.
Sihrini Yaşa Online programına katılın. Farkındalık pratiklerinin, Öz şefkatin, Kendine Güvenin, Cesaretin inceliklerini benimle ve dünyanın farklı yerlerinden sizin ilgi duyduğunuz konulara ilgi duyan ve önem veren kişilerle birlikte araştırmak, derinleşmek ve paylaşmak için!
Şubat ayında üçüncüsünü gerçekleştireceğimiz online Sihrini Yaşa programı hakkında bilgi edinmek için esnekdayaniklilik@gmail.com adresine yazabilirsiniz.
Umarım bizimle olursunuz!
Sevgiyle, düşle, huzurla kalın.
...
...






