Eve Dönüş - EMBODIMENT
Eve Dönüş - EMBODIMENT
Eve Dönüş.
Embodiment.
Kendimizi nasıl oluyor da bu kadar sık bir şekilde terkediyoruz?
Nasıl oluyor da neredeyse hep, öyle değilse bile çoğunlukla bedenlerimizden ayrı, zihinlerimiz sürekli dağınık yaşıyoruz?
Dahası, nasıl oluyor da kendimize karşı dönüveriyoruz kolayca ve hızlıca?
Bu suçlamalar her zaman sadece kendimize karşı olmakla kalmıyor elbette, etrafa da yöneliyor mutlaka.
VARLIĞIMIZ tek başınalığı içinde korkudan şaşırmış bir halde; bir dalganın ait olduğu okyanusu unutup da kendini -ben bir dalgayım-diyerek, bütünden ayrık oluşu içinde tanımlamaya çalışması kadar akıl almayacak bir kopukluk içinde.
Düşünün bir kere; eğer bir canlı ait olduğu bütünden kopuk, ayrık düşmüş hissediyorsa, tabii ki kendini koruma ve diğerlerine karşı savunma ihtiyacı içinde olacak.
Bu kopukluğu Dr. Rick Hanson, PhD, “NEGATIVITY BIAS” ile açıklıyor.
Negativity Bias - Olumsuz Olana Meyilli Olma, diye çevrilebilir.
Yaşamda kalabilmek için sürekli olarak bende ya da dünyada yanlış giden ne var, sorun nerede, diye bir tarama yapıyor beyinlerimiz. Ve kanıt topluyor.
Tetikte olma hali olarak tanımlanabilecek bu nöral düzeneğimiz sayesinde insan nesli olarak hayatta kalabildiğimizi söyleyebiliriz ama öte yandan, anın içinde rahatlayıp huzura ermek de bu sisteme tamamen ters düşüyor.
Donanımsal güvensizlik içinde oluşumuz, olumsuza meyilliliğimiz, bende ve beni çevreleyen dünyada sorun var inancımızı pekiştiriyor.
Bireyselci, rekabetçi, her zaman daha fazlasının mümkün olduğunu aşılayan, mükemmeliyetçiliği öven yapısıyla kültürümüz de bu kopukluğu iyice güçlendiriyor.
O zaman iş başa düşüyor.
İYİ HİSSETMEK BİR BECERİDİR. Bu beceriyi kazanmak için bilinçli bir yönelim içinde olmamız önemli.
Güzel haber şu ki beynimiz deneyimlere bağlı olarak şekil alıyor. Sürekli bir yaşam tehdidi altında olmadığımızı bildiğimize göre tetikte olmamız da gerekmiyor.
Bunu değiştirebileceğin, deneyiminle beynini şekillendirebileceğin bir
“NEUROSENSORY” egzersiz yapmaya davet ediyorum seni.
Ve eğer her gün, günde birkaç defa tekrar edersen alacağın sonuçlara inanamayacaksın!
Her bir egzersin süresi 30 saniye ile iki dakika arasında değişebilir.
Nerede olursan ol, olduğun yerde evinde, ya da sokakta veya arkadaş toplantısında hiç fark etmez, rahatça uygulayabileceğin bir egzersiz.
(Araba kullanırken yapmayın lütfen).
Birinci adım:
Nazikçe kapat gözlerini ve nefeslerinle bağ kur. Birkaç kere derin nefes alıp ver. Özellikle verirken yavaş yavaş ve telaşsızca bırak nefesleri.
Güvende Olduğunu hatırlat: Güvendeyim. (Ardından sana iyi gelen kendin kurduğun bir cümleni ekleyebilirsin. Yanlış giden bir şey yok; Herşey olması gerektiği gibi; Olduğum gibi iyiyim ve güzelim gibi…)
İkinci adım:
Ve şimdi gözlerini açıp serbestçe etrafta gezinmelerine izin ver.
Dikkatini duyumlarına yönelt merak duygusu eşliğinde, keşfetmek istercesine….
Gördüklerinle kal; kulaklarına değen sesleri işit, ellerinin dokunduğu yerleri hisset.
Hoşuna giden herhangi bir şey olursa fark et bunu ve keyfini çıkarman için izin ver kendine.
Bedenin deneyimine yer aç!
...
...






